Şiir

  • Blog,  Şiir

    HEYBET AKDOĞAN – YİNE BİZE AYRILMIŞ TÜM KIYIMLAR

    yitik bir yaşamın peşinde umudum ses kırıkları arasından geçiyorum yıllar yılı kimselerin konuşamadığı sözcüklerle cinnetim suskun vahşet görmüş çehrelerle tükeniyor tüm zamanlar buldum mu bulduk mu kafdağı’nın ardını pepuk kuşunun gözlerinde biriken acılar mutluluğun burçlarına damlıyor yeni kıyametler birikiyor ah kan soluyan kalbim yine bize ayrılmış tüm kıyımlar sınır boylarında uzayan yolların gölgesinde ölüm gövdeme dolanıyor güneşin ve ayın ecelsi ışıklarıyla sabır ruhuma kırbaçlar vuruyor umut yine ardında olduğum hep aynı kahır aşka yanmış dilim her sözünde ezelden beri bize uğramayan barışa hasretim diyor

  • Blog,  Şiir

    HEYBET AKDOĞAN – SENİ SEVMEK

    seni sevmek ruhumun en saklısıydı kuytu bir aşkın içine düşercesine öykünürdüm nazına yağmurun yalın akışında soyunurdu ateş zerdüşt aşkıyla gözlerimi kapatıp teslim olurdum yazgına zamanı uyutan gecenin sessizliğinde yeryüzü ölüm kokardı bir salkım dalında kırılırken sevmeler vuslatı bağlardım kuyruklu yıldızlara dudaklarım çürüyene kadar sana aşk derdim efsaneler dökülürdü dilinden âdem’in havva’yı ararken özlediği cennetim sendin

  • Blog,  Şiir

    HEYBET AKDOĞAN – DECCAL AĞZI AŞKI KEMİRİYOR

    taşı yontan ellerim ölüme bir mezar taşı dik saflığını yitirmiş bu hayatta toprağa geri dönmek kirletilmemiş tek yerindir gözyaşlarının sağanakları yeryüzüne damlayan insan güneşi önüne kat korkma karanlıktan ay elbet gelir arkandan acının sızlattığı yüreğine dualar okuyan dostum aydınlık vicdanın tılsımında sıkıştırılmış dört duvarlar arasından kalbinle aş aşılmaz sanılan engelleri duy çağın çığlıklarını can veriyor inançsızlar savaşların atlasından siliniyor insanlık paylaşılmayan her şeye ağıt oluyor her kelime ölümlerin devamı oluyor her isyan gökle yer arasında nefes nefese dudaklar deccal ağzı aşkı kemiriyor sen huzuru ve yaşamayı göklerde arayan kuş bir kanadında yeryüzü için çırp

  • Blog,  Şiir

    CEMAL KARSAVRAN – YARIM KALAN ÖZLEMLERDE

    yıllar vardı gözbebeklerinde her gün biraz daha büyüyen hayat sığmıyor ki yıllara geçiyor yaralar iz bırakarak yasamak insan olarak özlemleri olur yapmaktır küçük mutluluklarla yaşamak yaşamanın farkına varmaktır paylaşmaktır yıllar içinde her gün yeni bir umut sen eksik kalma mutluluklar içinde kendini var say hayat merdivenlerinde yalnız değilsin koy elini yalnızlığı hisseden yüreğine bul kendini kendinden öte yıllar alıp götürse de yılları daha yaşanacaklar var yarım kalan özlemlerde

  • Blog,  Şiir

    AYHAN SARI / GİTTİ Mİ GELMEZ

    Yalnız bir öfkede çoğalır umutsuzluk Kayıp benliğin sokaklarına yansıyan Kara çarşaflı yürüyüşleri vardır Görünmez Aydınlığın isyan noktasında   Kenar mahalle itleri gibi Uyuz uyuz dolaşır harman misali Dili dışarda Hırlak Ve aç Yorgundur Güdülmez   Menderesin deltalarında yetişir Fırat’ın vadilerinde tepişir Sürülmemiş tarlalarda elde kürek Çığırır türküsünü Sessizliğin sağanağında   Ağıttır acılı Kan tükürür içten içe Bozlaktır ağlamaklı Gelenektir adettir Zeybektir heybetli Kaybolmaktan korkar İçti mi de üstüne gidilmez   Yılkı atıdır yeleli Bu geçinilmez halleriyle Binilmez   Kara basmalı dondur ayazda Üstüne giyilmez Terslenmiş tazecik ağlayan gelindir Gülünmez   Gitti mi geri gelmez kör olasıca Gitti mi gelmez

  • Blog,  Şiir

    HEYBET AKDOĞAN – SANA GELDİM BEDRANA

    sırlanan günlerin simli anlarından ruhuna soyunan şiirlerle sana geldim bedrana son saatlerimizdir bitti sevdalar zamanın busesinden ihanetler gülümsüyor bedrana artık kalmadı kırlangıç muştuları hüzün sedasının aksidir dehrin sesimizle imsiz anılardan davetsiz bir misafir gibi sana geldim bedrana aşkın aşka özlemiyim yüzümde çıplak acılar buz tutmuş yüreğimin yangını erimemiş kar taneleriyle vuslatı gergefleyip üşümüş bir çocuk gibi sana geldim bedrana

  • Blog,  Şiir

    CEMAL KARSAVRAN – SESİ OLMALI GECE

    aşk yaşamak istiyorum bir dere kenarında suyun şavkı vururken terli bedenime yakamozların dans ettiği bir su kenarında kanatırcasına dudaklarımız birleşmeli gözlerimi kapatmayacağım suda şavkını görmek için elerimi kelepçeleyeceğim geceye ve sana, açlığımı gidereceğim sevgiye ve aşka söğüt dalları olmalı başımın üstünde ırgalanan terimi soğutmak için çığlıklarımızı gece duysun diye haykıracağım dudaklarımızı kanatırcasına ısırttıracağım ıslak çimenler kurumalı ateşinden aşkın yuvarlanmalı kelepçelenmiş kollarımızı ayırmadan suya inmeliyiz bir ceylanın korku dolu heyecanıyla aşkı içmek için kuruyan dudaklarımızla yudum yudum ıslak zeminler kurumalı yoksa aşk dememeli bu geceye ay kıskanmalı yıldızlar kıskanmalı börtü böcek kıskanmalı kurbağa seyretmeli dere kenarında ateş böceği konmalı alnımıza sabahlara kadar sürmeli bu aşk sabahlara kadar durmadan dinlenmeden kokusu yayılmalı geceye…

  • Blog,  Şiir

    ZEYNEP AKKAPTAN – KIŞ GÜLLERİ

    Aynanın karşısında kim bu fısır fısır beni izleyen, Kim bu yüreğime bir kuru gül bırakan? Adını sayıkladığım hiç kimse benden hatır sormuyor. Uzun sokaklar boyunca yürüdüğüm yollar beni bir aydınlığa çıkarmıyor. Soğuk bir kış gecesinin içerisinde ellerim. Aynada iki yabancı, içimde bir ben. Hissettiklerimin dikenleri ruhuma batıyor. Yine sabah oluyor, Bir zaman sonra yine gece. Ben hiç beyazı göremiyorum. Dinmiyor bu fırtına, gözlerim kapalı ağladığım dünya, biraz yalan. Gözlerimi açtığım siyahlar biraz gerçek. Bir rivayet şimdi soğuk. Yazın ortasında indirmiş gözlerim, gökyüzü. Bir çocuk kadar sokaklarda yalnız, Yorgun bir kadın gibi suskun. Bucak bucak kırgın gökyüzü bana. Birbirine kırdırdığım tüm bulutlar benim esirim. Beyaz uzak, beyaz ölüm. Gözüm kapalı ağladım…

  • Blog,  Şiir

    CEMAL KARSAVRAN – ÖZGÜRLÜĞÜN ADI YEŞİL VE MAVİ

    Ben Karadeniz dedim o mavi dedi Ben Karadeniz dedim o yeşil dedi Atmacanın kanadına tutundum Her yanım mavi her yanım yeşil Kuşdilinde sesler o tepeden bu tepeye Kulağımda anlamlanır dilin aksı Böcek derim uçar gelir uğuruyla Çiçek derim anlatır anzer balıyla Tulum,kemençe sesinde nefesler tutulur Davul zurnayla horon tepilir halay çekilir Gün doğmadan heyamola ağlar atılır Balıkçılar vira bismillah balıklar ağda Havası suyu her derde deva Bahçeden sofraya kara lahana Sabahtan içilir çay ve çorba Hamsinin girmediği yemek nafile Her evin bacası kömür kokusu Çay mısır kivi fındık deposu Dağ yayla dere ve de yosunu Bozulmadan korunur dokusu Karadeniz hırçın döver kıyıları Denize dik yamaç ve dağları Gözelerden çıkar kaynak suları Seçilir…

  • Blog,  Şiir

    Furkan Genç – Kobay Halk

    Kılı kırk yaran Haramiler Başlarında takkeler Sokağındaki üşürken Giyindikleri cüppeler Ve tutmayınca siyasiler Din ile yönetirler Mide bulandıran Üst yöneticeler Anayasaya aykırı yaşanan Koyunlar ki karşı çıkmayan Yasama, Yürütme ve Yargı Tek bir adamda toplanılan Tekbir ile prim kasan münafık Kafasını asmak mübahtır Yapılan o kadar hata varken Yine de seccadeye basmak günahtır Lüks içinde olunmaz ki halk Fakir Furkandır tek halk Bu rüyadan uyanılmazsa Girer devreye silah – tank Yapılanacak bu darbe Halkın iradesine müjde Kaçınılmaz bu son radde Haydi savaşa evet de Gelecek barış sabret Ve kazanacağımızı farz et Fikri hür, vicdanı hür nesile Örnek üstad Fikret